Futbol tarihinin unutulmaz solakları

0
22

Maradona, Giggs, George Best ve Hagi futbolseverlerin hâlâ hafızalarında.
Gelmiş geçmiş en iyi solaklar
Futbol tarihine isimlerini altın harflerle yazdıran sol ayakları kimse unutmadı.

Sağdan sola düşünen ancak ‘soldan sağa’ işleyen bir dünyada yaşayan solaklar müzik, sanat, bilim, politika ve spor gibi alanlarda avantajları oldukça fazladır. Genel nüfusun % 10’unu oluşturan solakların özellikle spor dallarında rakiplerine göre üstünlüğü göze çarpar.

Yıllar boyunca sağlakların birbirine karşı antrenman yaptığı göz önüne alınırsa arada sırada karşılarına gelen solaklar kendilerine oldukça ters gelir. Eğer solak oyuncular bu avantajlarını iyi kullanırlarsa Rafael Nadal gibi bir anda kendilerini gelmiş geçmiş en iyi tenis oyuncusu kabul edilen Federer’i bile geride bırakarak kendi spor dallarında zirveye çıkabilirler.

Biz de futbolda sol ayaklarını dünyaya kabul ettirmiş birkaç oyuncuyu ele aldık. Maradona, Best, Hagi ve Giggs futbollarıyla herkesi kendilerine hayran bırakan oyuncular oldular. Özellikle de raket gibi kullandıkları sol ayakları onların adlarını dünya futbol tarihine altın harflerle yazmalarına yardımcı oldu.

 

Futbol dünyasının en iyi solak futbolcuları - George BestGeorge Best (solda), Kuzey İrlanda milli takımında 37 maçta 9 gol attı.

Futbolun asi çocuğu Best
Futbolun asi çocuğu bir başka deyişle James Dean’i, fırtınalı bir hayata pek çok şey sığdırdı.

Futbol dünyasının en iyi solak futbolcuları - George BestManchester United taraftarları Best’i hiçbir zaman unutmadı.
Lakabı: 5. Beatle, Futbol’un James Dean’i
Forma Numarası: 7
Oynadığı takımlar: Manchester United, Fulham, Stockport County, Dunstable Town, Fort Lauderdale Strikers, Hibernian, Cork Celtics, Los Angeles Aztecs, San Jose Earthquakes, Brisbale Lions
Kariyeri boyunca attığı gol sayısı: 470 maçta 179 gol
Milli takımlarda attığı gol sayısı: 37 maçta 9 gol

Kulüp Başarıları:
Manchester United: UEFA Şampiyonlar Kulüpler Kupası (1968), FA Premier Lig Şampiyonluğu: (1965, 1967)

Futbol dünyasının en iyi solak futbolcuları - George Best Best, pek çok kez Pele’yle karşılaştırıldı.
Bireysel Başarıları:
UEFA Yılın Futbolcusu Ödülü: 1968
BBC Yılın Spor Adamı ve Yaşam Boyu Başarı Ödülü: 2002

GEORGE BEST’İN HAYATI
İlk dönemlerde büyük yeteneğiyle kendisinden söz ettiren George Best, kısa süre sonra yaşamı, ilişkileri ve alkol tutkusuyla gündeme geldi. 1946’da Kuzey İrlanda’nın Belfast kentinde doğan Best’in yeteneği, genç yaşlarda keşfedildi. 15 yaşında Manchester’a getirilen Best, 17 yaşında da resmen Manchester United’lı oldu.

Futbol dünyasının en iyi solak futbolcuları - George Best

George Best, kadınlar ve alkolden hiç vazgeçmedi.
İngiltere’nin ünlü ekibi Manchester United’da 1963–1974 yılları arasında top koşturan George Best, bu dönem içerisinde 1965 ve 1967’de 2 lig şampiyonluğu, 1968’de bir Avrupa Kupası kazandı. 1968’de Avrupa’nın en iyisi olan Manchester United’ın en önemli yıldızı olan Best, o sene sergilediği muhteşem performans ile “Avrupa’da Yılın Futbolcusu” ödülünü ve “İngiltere Futbol Yazarları Birliği, Yılın Futbolcusu” ödülüne layık görüldü.

Kuzey İrlanda Milli Takımı’nın formasıyla 37 kez milli formayı taşıyan Best milli takımıyla 9 gole imza attı. Çoğu zaman kanat oyuncusu olarak görev alan Best özellikle fuleli koşuları, hızını hiç yavaşlatmadan attığı çalımları ve muhteşem pas yeteneği ile futbolseverleri kendisine hayran bıraktı. Çoğunlukla Britanya’dan çıkan en yetenekli oyuncu olduğuna inanılan Best, dünya çapında her zaman Pele ve Diego Maradona ile kıyaslandı. Maradona, Best ile ilgili açıklamasında “Best, benim 1 numaralı favorim” derken, Pele: “Best, oynarken gördüğüm en iyi futbolcu” demiştir.

Kuşağının en iyi futbolcularından birisi olan Best, futbol dünyasının ilk ‘süper starı’ olarak anılıyordu. Oynadığı yıllarda hayranlarından haftada 1000 mektup alıyordu. Bu onun zaten futbolcudan çok bir pop-star gibi yaşamasına neden oldu. Yakışıklılığı ve futbolculuğu konusunda mütevazı olmayan Best bir röportajında “Eğer çirkin olsaydım Pele adını hiç duymamış olabilirdiniz“ diyerek dile getirmiştir. Medyanın yoğun ilgisi ve paparazilerin takibi onun futbola yoğunlaşmasını ciddi şekilde etkilemiştir. Best; “1969 yılında kadınları ve alkolü bırakmıştım ama bu hayatımın en kötü 20 dakikasıydı! “ diyerek bu alışkanlığını bırakamadığını dile getirmiştir.

Ancak George Best’in futbol kariyeri dokuzuncu yıl sonunda, 26 yaşında aşırı alkol kullanımı ve vurdumduymaz yaşam tarzı sonucunda düşüşe geçti. Best o günlerini, “İçkiye, kadınlara ve hızlı arabalara çok para harcadım. Gerisini de çarçur ettim” diye anlatmıştı. 1971 yılında, Chelsea ile oynanacak bir karşılaşmayı kaçırması ardından Manchester United, Best’i kadrodan çıkardı. Daha sonraki aylarda da Best, pekçok antrenmanı kaçırdı, takımdan kopma noktasına geldi.

Tommy Docherty’nin Manchester United’a gelişiyle beraber, zaten zor günler yaşayan Best, 1974 yılında takımdan ayrıldı. Daha sonraki yıllarda George Best, kısa sürelerle 11 diğer takımda futbol oynadı. Ancak yaşamı, alkolizm, iflas ve ilk karısının kendisini terk etmesiyle darbe üstüne darbe aldı. “Hayatımda her şeyi çalımladım, alkol hariç” diyerek kendisi hakkında özeleştiri yapmıştır.

2000 yılında, karaciğer hastalığı nedeniyle bir süre hastanede kalan Best 2002 yılında bir karaciğer nakli ameliyatı geçirdi. Ancak, bu ameliyatla ‘yeniden doğduğunu’ söyleyen Best, kısa süre sonra yeniden içmeye başladı.

20 Kasım 2005 Tabloit gazetelerden News of the World, Best’in hastane yatağında fotoğrafını yayımladı ve altına son mesajı olarak “Benim gibi ölmeyin” dediğini yazdı. 25 Kasım 2005 akciğer enfeksiyonu ve organ yetmezliğinden Best 59 yaşında hayata gözlerini yumdu. Cenazesine 100.000 kişiye yakın seveni gitmiş ve BBC dahil 9 kanal cenazesini canlı yayınlamıştır. Normalde bir araya gelmeyen Katolik ve Protestanlar onun uğruna cenazesinde bir araya gelerek bu büyük futbolcuyu son yolculuğuna uğurladı.

Manchester United’ın Cantona, Beckham, Ronaldo ile devam 7 numara efsanesi George Best’in taşıdığı 7 numaralı forma olup, onun futbolculuğuna yapılan bir atıftır. Tüm dünyada onun için söylenen şu sözle bitirelim: “Pele good, Maradona better, George Best” yani “Pele iyiydi, Maradona daha iyi, George en iyisiydi”

 

Futbol dünyasının en iyi solak futbolcuları - Diego Armando MaradonaMaradona, Pele ile birlikte ‘Yüzyılın futbolcusu’ unvanını aldı.

Yüzyılın en büyük futbolcusu
Kimileri Maradona’yı dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu olarak kabul ediyor.

Futbol dünyasının en iyi solak futbolcuları - Diego Armando Maradona ‘Tanrı’nın eli’ dediği gol, ahlakının sorgulanmasına yol açtı.
Oynadığı takımlar: Argentinos Juniors, Boca Juniors, FC Barcelona, SSC Napoli, Sevilla FC, Newell’s Old Boys
Kariyeri boyunca attığı gol sayısı: 592 maçta 311 gol
Milli takımlarda attığı gol sayısı: 91 maçta 34 gol
Milli Takım Başarıları:
FIFA 1979 Dünya Gençler Şampiyonası Şampiyonluğu, FIFA 1986 Dünya Kupası Şampiyonluğu, FIFA 1990 Dünya Kupası Finalisti
Futbol dünyasının en iyi solak futbolcuları - Diego Armando Maradona Maradona, Arjantin milli takım formasıyla 1986 Meksika’da dünya şampiyonluğu sevinci yaşadı.
Kulüp Başarıları:
Boca Juniors- Arjantin Ligi (1981), FC Barcelona-İspanya Del Rey Kupası (1983), İspanya Lig Kupası (1983), İspanya Süper Kupası (1983), SSC Napoli- İtalya Serie A şampiyonluğu (1987, 1990), İtalya Kupası (1987), UEFA Kupası (1989), İtalya Süper Kupası (1990)

NAPOLİ İLE ALTIN YILLAR
Henüz 15 yaşında bir paf takımı oyuncusuyken yaptığı röportajda, geleceğe yönelik hedefleri sorulduğunda “Önce dünya kupasında oynamak daha sonra da o kupayı almak istiyorum” diyen Maradona profesyonel futbola Boca Juniors takımında başladı ve burada 1981’de ilk şampiyonluğunu kadar kazanana kadar oynadı. 1982’de rekor bir ücretle (12 milyon Dolar) FC Barcelona’ya transfer oldu. 2 sezon boyunca Barcelona forması giyen Maradona hastalık ve sakatlıklar dolayısıyla bekleneni tam anlamıyla veremedi.

Futbol dünyasının en iyi solak futbolcuları - Diego Armando Maradona Napoli taraftarları onun için, kendi ülkelerinde İtalya yerine Arjantin’i destekledi.

Maradona, kendisini 1978 Dünya Kupası kadrosuna almayan Menotti’nin takımın başına geçmesiyle Barcelona’dan ayrıldı. İtalya’nın SSC Napoli takımıyla sözleşme imzalayan Maradona için altın yıllar başlıyordu. Napoli formasıyla 2 şampiyonluk yaşayan Maradona, Napoli halkının sevgilisi olmuştur. İtalya Ligi’ndeki bu başarılar SSC Napoli takımının ve Napoli taraftarlarının tarihlerinde yaşadıkları ilk şampiyonluklardı ve Maradona önderliğinde müzelerine bir de UEFA Kupası götürmüşlerdir.

ASRIN GOLÜ VE TANRI’NIN ELİ
Arjantin 1986’da Meksika’da yapılan Dünya Kupasının sahibi olurken, çeyrek finalde Maradona’nın İngiltere ağlarına eliyle gönderdiği gol gündemi uzun süre meşgul etmiştir. Bu golden sonra orta sahanın gerisinden buluştuğu topla 9 İngiliz oyuncuyu çalımlayarak boş kaleye attığı gol “Asrın golü” olarak tarihe geçmiştir. İlk attığı gol için büyük tepki alan Maradona ise topa değen elini “ Tanrının eli ” olarak tanımlamaktan çekinmemiştir. Futbol yorumcuları ilk golün Maradona’nın ahlakını, ikinci golün ise futbolculuğunu yansıttığı konusunda birleşmişlerdir.

İTALYANLARI BÖLEN ADAM
İtalya’da düzenlenen 1990 Dünya Kupasında da takımını finale taşıyan Maradona açısından yaşanan en ilginç olay yarı finalde İtalya’ya karşı oynayan maçta, Maradona’ya duyulan derin hayranlık ve sevgiden ötürü İtalyan taraftarların Arjantin’i desteklemesine neden olmuş ve bu olay tüm dünyada büyük yankı uyandırmıştı. Finalde ise Arjantin Almanya’ya 87. dakikada yediği penaltı golüyle teslim oluyordu. Bu belki de, Maradona’nın yükselen kariyerinin tersine döndüğü andı.

1991 yılında bir İtalya lig maçı sonrası rutin bir doping kontrolünde kokain kullandığı ortaya çıkan Maradona, Arjantin’e dönüşünde de polis tarafından uyuşturucu bulundurduğu gerekçesiyle göz altına alınıyordu. Gözaltı günlerinin ardından evinin önünde bekleyen basın mensuplarına saldıran Maradona, artık çalımlarından çok olaylarıyla manşetlerden düşmüyordu.

Bu olaydan sonra Maradona’nın “bittiğini” düşünenler yanılmıştı. 1993 yılında İspanya’da bu kez Sevilla’ya dönen Maradona, 1994 Dünya Kupası için yine iddialıydı. Ancak ABD ‘94 Maradona için beklenmedik şekilde kısa sürdü. Yasak madde kullandığı tespit edilen Maradona şampiyonadan men edildi ve 15 ay ceza aldı.

15 aylık süre zarfında Deportivo Mandiyu ve Racing Clup’da teknik direktörlük yapan Maradona, cezasının bitmesiyle 1995 yılında yuvam dediği Boca Juniors’a oyuncu olarak döndü. İki sezon Boca’da oynayan Maradona kariyerini kemiren kokain alışkanlığından kurtulamayınca 37 yaşında aktif futboldan koptu.

YÜZYILIN FUTBOLCUSU
Futbolu bıraktıktan sonra sağlık problemleri yaşayan Maradona, uyuşturucuya bağlı olarak kalbiden geçirdiği rahatsızlığın ardından Küba’da 22 aylık bir tedavi gördü. Tedavinin ardından bir trafik kazası geçiren Maradona dizinden ufak bir operasyon geçirdi.

Bu kadar çalkantılı bir hayata rağmen Maradona 2000’de FİFA tarafından Pele ile birlikte yüzyılın futbolcusu seçildi. 11 Aralık 2000’de yapılan bir törenle ödülünü aldı. Fakat törende kendi ödülünü aldıktan hemen sonra Pele’nin ödül almasını beklemeden salonu terketti. Nitekin bir gün sonra yaptığı açıklamada “Kendi bedenime karşı saygısız olsam da işime devamlı saygılıydım; bu yüzden de dünyanın en iyisi benim” diyerek bütün spor kamuoyunun beklediği açıklamayı yapmıştı.

Aldığı Ödüller:
FIFA U-20 Dünya Kupası En İyi Oyuncu Altın Top Ödülü: 1979
Arjantin Ligi Gol Krallığı: 1979, 1980, 1981
Arjantin Futbol Yazarları En İyi Futbolcu Ödülü: 1979, 1980, 1981, 1986
Güney Amerika Yılın Futbolcusu Ödülü (El Mundo): 1979, 1986, 1989, 1990, 1992
FIFA 1986 Dünya Kupası En İyi Oyuncu Altın Top Ödülü
Dünyanın En İyi Oyuncusu Ödülü (Once): 1986
Dünyanın En İyi Oyuncusu Ödülü (World Soccer Magazine)
İtalya Serie A Gol Krallığı: 1987-1988
Dünya Futboluna Hizmetlerinden Dolayı Altın Top Ödülü (France Football): 1996
Arjantin Futbol Yazarları ‘Yüzyılın Spor Adamı” Ödülü: 1999
FIFA Yüzyılın En İyi Futbolcusu Ödülü: 2000
FIFA ‘Asrın Golü’ (1986 (2-1) ‘İngiltere’ye attığı 2. gol’: 2002

 

Futbol dünyasının en iyi solak futbolcuları - Galli futbolcu Ryan GiggsGalli futbolcu Manchester United formasıyla 10 kez şampiyonluk yaşadı.
Futbol dünyasının en iyi solak futbolcuları - Galli futbolcu Ryan Giggs 35 yaşındaki Ryan Giggs, formundan hiçbir şey kaybetmedi.
Galli Büyücü Ryan Giggs
Alex Ferguson’un, annesinden özel izin alarak ve forma sözü vererek aldığı 16 yaşındaki çocuk artık efsane.

Lakabı: Galli Büyücü, Giggsy
Forma Numarası: 11
Oynadığı takımlar: Manchester United
Kariyeri boyunca attığı gol sayısı: 759 maçta 144 gol
Milli takımlarda attığı gol sayısı: 60 maçta 14 gol

Kulüp Başarıları:
UEFA Şampiyonlar Ligi (1999, 2008), UEFA Süper Kupası (1991), (FIFA Kıtalararası Kupası: 1999), FA Premier Lig Şampiyonluğu (1993, 1994, 1996, 1997, 1999, 2000, 2001, 2003, 2007, 2008), Federasyon Kupası ‘FA Cup’ (1994, 1996, 1999, 2004), Lig Kupası (1992, 2006), FA Süper Kupası ‘Community Shield’ (1993, 1994, 1996, 1997, 2003, 2007, 2008)

Futbol dünyasının en iyi solak futbolcuları - Galli futbolcu Ryan Giggs Giggsy lakaplı futbolcu dünyanın en iyi sol açıklarından biri kabul ediliyor
RYAN GIGS’İN FUTBOL YAŞANTISI
O zamanki adıyla Ryan Joseph Wilson 13 yaşında Manchester sokaklarında top oynarken Manchester City altyapı gözlemcileri tarafından keşfedildi. Özellikle şaşırtıcı derecedeki adam geçme (dripling) yeteneği ve sürati ile George Best, Maradona, Cruyff gibi dünyaca ünlü yıldız oyuncularla kıyaslanmasına neden olmuş ve daha o yaşlarda ismi duyulmaya başlanmıştı. 16 yaşında anne ve babasının boşanması üzerine Wilson soyadından vazgeçerek annesinin soyadını almış ve dünyanın onu Giggs olarak tanımasına vesile oldu.

Manchester United Menajeri Alex Ferguson bizzat evine giderek Giggs’in annesi ile görüşmüş ve 3 yıl içinde onu profesyonel takıma alma vaadi ile M.United ‘a kazandırdı. Galli oyuncu 35 yaşında olmasına rağmen hâlâ aynı takımın formasını o yıllardan bu yana hiç ara vermeden giyiyor. Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi sol açıklarından biri neden Manchester’da kaldığı ve bu yaşına rağmen formunu nasıl koruduğuna ilişkin soruları şu şekilde cevaplıyor:

Futbol dünyasının en iyi solak futbolcuları - Galli futbolcu Ryan Giggs Galli futbolcu, Manchester United formasını en çok giyen oyuncu.

“Futbolla yatıp kalkmam, kendimi işime adamam, idmanları her zaman için ciddiye almam, hocalarımı dikkatle dinlemem, içimdeki futbol oynama açlığını korumam ve oynamaktan zevk almam beni bu seviyelere getirdi. Futbolun avantajları sayılmayacak kadar çokken dezavantajları hemen hiç yoktur. Evet, paparaziler tanınmış futbolcuları ve sevdiklerini özel yaşantılarında pek rahat bırakmazlar ama bu normaldir. Çünkü insanlar futbolcuların saha dışında neler yaptığını öğrenmek ister. Çalışmak muhakkak ki önemlidir ama doğal yeteneklere sahip olmayan birini sadece çalışmak süper yapmaz.

Biz İngilizler bir parça muhafazakârız. Onun içinde yurtdışında oynamak bizlere pek cazip gelmiyor. Kariyerimizde başarısız bir yurtdışı deneyimi yaşamak korkusu, belki bizim İngiltere dışına çıkışımızı engelliyor. Ancak burada yaşayan futbolcular arasında genel bir kabul var; eğer bulunduğun şartlardan memnunsan niye risk alasın ki? Seneler geçtikçe haliyle hepimiz değişiyoruz. On sene öncesine baktığım zaman o Giggs ile bugünkü Giggs arasında hayli fark görüyorum. O zamanlar belki biraz daha çabuktum ama bu kadar tecrübeli de değildim. Kulüp takımı olarak Ajax`ın da futbol felsefesini beğeniyorum. Mademki dünyanın en güzel işlerinden birisini yapıyoruz; bunun keyfini çıkarmalıyız!”

“GALATASARAY TARAFTARI KABUS GİBİYDİ”
Genç oyunculara Avrupa`da nasıl başarılı olabilecekleri yolunda tavsiyelerde bulunan Giggs ilk maddede ‘Deplasman maçlarında taraftara karşı hazırlıklı olunması gerektiği’nden bahsediyor. Tecrübeli oyuncu bu madde altında örnek olarak Galatasaray taraftarını gösterdi ve Sarı-Kırmızılı taraftarların Avrupa`daki en ‘ateşli’ taraftar olduğunu söyledi.

Giggs, açıklamasında şunları söylüyor: “Onlarla 1993 yılında Şampiyonlar Ligi`nde karşılaştığımızda gecenin geç saatlerinde iki-üç bin taraftar ellerinde `Cehenneme hoş geldiniz` pankartlarıyla bizi havaalanında bekliyordu. Öyle ateşliydiler ki otelde bile kendimizi güvende hissedemiyorduk. Taraftarlar odalarımızın kapılarını çalıyor bizi bu şekilde rahatsız ediyorlardı. Ben Paul Ince`le birlikte kalıyordum ve o taraftarlara küfretmeye başladı. Ben içimden `Ne yapıyorsun?` diyordum. Taraftarlar daha sonra otelin dışında sabaha kadar korna çalmaya devam ettiler. Bir kabus gibiydi ama buna bile hazırlıklı olmalısınız.”

2009’A KADAR MANCHESTER UNITED’DA
Manchester United, Giggs`in sözleşmesini 2009 yılına kadar uzatma kararı almış. Giggs, Manchester forması ile 10 kez şampiyonluk görmüş ve bunu 11 yapmak istiyor. Nedeni kendi forma numarası kadar şampiyonluk elde etmiş olmak… Umarız bu rekorları kırar Giggs. Onun en büyük şansının da futbolun beşiğinde böyle bir rekora doğru yaklaşmış olması diye bir yaklaşımda bulunmak isteriz. Çünkü Giggs bu topraklarda yetişmiş bir futbolcu olsaydı onu gerçekten zor günler bekliyordu.

Bireysel Başarıları:
Kıtalararası Kupa Maçın Oyuncusu: 1999
Manchester United Sezonun en değerli oyuncusu ödülü: 2005/2006
U-21 Avrupa’da yılın futbolcusu ünvanı: 1993
Galler yılın futbolcusu unvanı: 1996, 2006
İngiliz futbol tarihinin en değerli oyuncuları listesi 2005
Premier Lig on yılın altın karması: 2003
“FA Challenge Cup” ‘ta atılan en güzel gol ödülü: 1999, 2005
Yılın sol kanat oyuncusu: 1996
Manchester United takımında 759 maç ile Sir Boby Charlton’dan sonra en çok forma giyen futbolcu unvanı

 

Futbol dünyasının en iyi solak futbolcuları - Karpatların Maradonası HagiFutbol dünyasının en iyi solak futbolcuları - Karpatların Maradonası Hagi Hagi, futbol kariyerini Galatasaray’da sonlandırdı.
Türkiye’nin unutamadığı isim
Türkiye’ye gelişiyle bir takımın, bir ülkenin ve kendisinin kaderini değiştirdi.

Lakabı: Karpatların Maradonası
Forma Numarası: 10
Oynadığı takımlar: Farul Constanta, Sportul Studentesc, Steaua Bucureşti, Real Madrid, Brescia, Barcelona, Galatasaray
Kariyeri boyunca attığı gol sayısı: 513 maçta 237 gol
Milli Takımlarda attığı gol sayısı: 125 maçta 35 gol
Milli Takım Başarıları: FIFA Dünya Kupası Finalleri (1990, 1994, 1998)
Kulüp Başarıları: Steaua Bükreş-Şampiyon Kulüpler Kupası (1987) Romanya Ligi (1987, 1988, 1989), Romanya Kupası (1987, 1988, 1989) Real Madrid-İspanya Süper Kupası (1990), FC Barcelona-İspanya Süper Kupası (1994), Galatasaray-UEFA Kupası (2000), UEFA Süper Kupası (2000), Türkiye Ligi (1997, 1998, 1999, 2000), Turkiye Kupası (1999, 2000).

Futbol dünyasının en iyi solak futbolcuları - Karpatların Maradonası Hagi George Hagi, için kariyerinin en güzel günleri Galatasaray’da geçti.
DÜNYA KUPALARINDA VAR OLDU
Hagi 10 yaşında Romanya’nın Constanta takımının alt yapısında, komünizmin ülkeye getirdiği disiplinle yetişti. 17 yaşına geldiğinde profesyonel bir futbolcu olarak Constanta’dan Sportul Studentesc’e transfer oldu. 1985 yılında Romanya’nın en iyi oyuncusu seçildi. 1 yıl sonra da dünya arenasına açılacağı Steaua Bükreş’e transfer olarak bu takımla 3 lig şampiyonluğu bir de Avrupa Süper Kupası’nı kazandı.

Sovyetler’in dağılmasıyla başlayan süreçle beraber, “Demirperde”nin harika çocukları birer birer Avrupa kulüplerinin yolunu tuttu. Özellikle 1990 İtalya Dünya Kupası’nda Romanya ile sergilediği harika futbol Hagi’nin ilk durağının Real Madrid olmasını sağlamıştı. Real ile 64 maça çıkan Hagi 15 gol atma becerisini gösterdi.

Yetenekleri tartışılamaz Hagi takıma uyum sağlayamayınca İtalyan Brescia’ya transfer oldu. Milli Takım’da 1994 ABD Dünya Kupası’ndaki parmak ısırtan futbolu, golleri ve özellikle hafızalarda yer eden Kolombiya’ya 45 metreden attığı muhteşem gol ona İspanya kapılarını ikinci kez açtı. Real Madrid’de çok sıkıntı çeken ve ırkçı tavırlara maruz kalan Hagi, intikamını en büyük rakipleri Barcelona’ya trasfer olarak aldı. Hagi’nin tek isteği Barca’da başarılı olup kendini ispat etmekti. Ama Romen yıldız istediği ortamı yine bulamadı.

Futbol dünyasının en iyi solak futbolcuları - Karpatların Maradonası Hagi Karpatların Maradonası için Dünya Kupaları hep var olma mücadelesi içinde geçti.
FUTBOLU BIRAKMAK İSTERKEN YOLU TÜRKİYE’YE DÜŞTÜ
Hagi, iyi bir takımdan teklif gelmediği takdirde futbolu bırakmayı düşünüyordu. 30’lu yaşlara girmiş, ama ne mutluluk ne de kupa bulmuştu, Avrupa macerasında. İşte tam bu dönemde Galatasaray’ın devreye girmesi hem onun, hem de sarı-kırmızılıların kaderini değiştiren an oldu.

Vanspor maçıyla başlayan Galatasaray dönemi her geçen gün güzelleşti Hagi için. Türkçe öğrendi, herkesle uyum içinde çalıştı ve en önemlisi içindeki liderlik ruhunu takım arkadaşlarına kabul ettirdi. O sezon 34 maçta 2789 dakika forma giydi, 14 Lig, 1 Avrupa Kupası ve 2 Türkiye Kupası olmak üzere 17 gol kaydetti. Hagi Galatasaray’da aradığı herşeyi; mutluluğu, sevgiyi, başarıyı ve de şampiyonluğu…

TÜRKİYE O’NU, O TÜRKİYE’Yİ ÇOK SEVDİ
Türk futbolunu Avrupa’ya tanıtıyordu Hagi. “Karpatların Maradona”sı Türkiye’deki ilk sezonunda şampiyonluk görmüş, ikinci yılında ise Şampiyonlar Ligi arenasına çıkmıştı. Türkiye’de iki şampiyonluk daha yaşayan Hagi’nin aklında tek şey vardı: Avrupa’da başarı. Ama Şampiyonlar Ligi grubundaki iki Chelsea maçı herkese yine Avrupa hayalinin yine sona erdiğini düşündürdü. Ancak önce Hertha Berlin’i Almanya’da, ardından da son 5 dakikada gelen 2 golle Milan’ı Ali Sami Yen’de yenen sarı kırmızılılar gruptan çıkamasa da UEFA Kupası’ndan devam hakkını elde etti. Aylar sonra Hagi ve arkadaşları Kophenhag’da UEFA Kupası’nı havaya kaldırmış, futbol hayatının son baharını yaşayan Hagi de “Artık tamam” demişti.

Kafasında futbolu bırakmış olan Hagi, Galatasaray’daki son sezonunda istikrardan yoksun olsa da attığı inanılmaz gollerle vedasını yüceltti. Fakat hakem Erol Ersoy’la kavga etmesi ve kırmızı kart görünce sergilediği akıl almaz davranışlar, onun gerçekten de dayanacak halinin kalmadığının ispatı oldu. 6 maçlık cezadan faydalanan Hagi “kahraman” olduğu ülkesi Romanya’da ilk jübilesini yaptı.

36 NUMARALI RAKET GİBİ SOL AYAK
Mevki olarak orta sahanın ortasında, ileriye dönük orta saha ve sol kanat oyuncusu olarak görev yapan Hagi, zaman zaman forvet olarak ta görev yapmıştır. Aktif futbol yaşantısında 10 numaralı formayı giyen futbolcunun en önemli özellikleri; 36 numaralı sol ayağını raket gibi kullanması, son derece gelişmiş futbol zekası, büyüleyici futbol tekniği, oyun kuruculuğu, yaratıcılığı, görülmemiş çalımları, son derece isbabetli pas ve asistleri, uzaktan sert ve falsolu şutlarıdır. Saha içindeki liderliğine gölge düşüren tek dezavantajı ise saha içinde agresif ve çabuk sinirlenen yapısı ve bundan dolayı sık ceza almış olmasıdır.

Yorumla