Okula gidecekler için okul rehberi

0
18

İnternet’in uçsuz bucaksız düzlüklerinde okulla ilgili tonla rehber ve bilgi vardır. Dersler dinlenmeliymiş, notlar alınmalıymış, siperlere girilmeliymiş de falanmış filanmış. Bunlar iyi güzel de okuldaki tek şey de servis, ders vesaire değil ki. Okul denilen mekân başlı başına bir yaşam alanı olduğundan kendine has durumları, kuralları ve hatta modası var. Gelin beraberce (burada size ara gazı veriyoruz) okulun büyülü atmosferine dalalım ve okul nedir ne değildir anlayalım.

Okulun bir bilgi yuvası, aç beyinlerin doyurulduğu aş evi, arkadaşlarla kaynaşma kovuğu ve genel kültür beşiği olduğu doğru ama okulun aynı zamanda yaşça büyük olanların avantajlı olduğu bir tiranlık müessesesi görevi gördüğü de doğru değil mi? Bakın daha ilk soruda yeni derinlikler keşfetmeye başladık. Bunu geçsek bile karşımıza kıvrılan etekler, dışarıda bırakılan gömlekler, gevşek takılan kravat ve uzatılmaya çalışılan saçlardan oluşan dünyanın en garip moda akımı çıkıyor. Neyse bu iş böyle olmayacak en iyisi maddelere bölüp, düzenli bir şekilde incelemek…

Başlıyoruz.

Tiranlık
Gençlik ve Okul “A-aaa bizim okulda böyle bir şey yok” diyenler bu maddeyi okumayıp diğerlerine geçebilir, ancak içinde tiranlık müessesesi bulunmayan bir okul da okul değildir hani. “Tiranlık müessesesi” deyimimiz yanlış anlaşılmasın, öğrenciler arasındaki kıdem & karizma orantısından bahsediyoruz sadece. Şimdi, hayatı boyunca yolu ortaokul ya da liseye düşmüş olan herkesin rahat rahat söyleyebileceği gibi, üst sınıflarda olmak her zaman bir avantajdır. Üst sınıflarda olanlar sıra beklemez, serviste en iyi yere otururlar ve genellikle onların dediği olur. Küçük sınıflardansanız bu durum can sıkıcı olabilir, insan isyan etmek ve bağırıp çağırmak isteyebilir ve fakat bu noktada unutulmaması gereken şeyler de vardır. Bir kere büyük sınıflar adlarından da anlaşılacağı gibi büyüktür. İkincisi sizin de bir kaç sene içinde onların yerinde olacağınız ve pozisyon avantajını devralacağınız kesin gibidir ve üçüncüsü okulun güzelliği biraz da bu kıdem meselesinde yatmaktadır, bozmamakta yarar vardır.

Küçüklerden değil de tiranlardansanız keyfinize diyecek yoktur herhalde. Tavsiyemiz okuldaki son yılınızın keyfini çıkartmanız, üniversitede herşey çok değişik olacak ne de olsa. Ama yine de siz siz olun, büyüklüğün getirdiği avantajları kullanırken kendinizden küçüklere kötü davranmayın, yazıktır.

Moda
Okul Modası Okul sınırları içinde yaratıcılığınızı geliştirebilecek (resim dersi ve benzerleri gibi) bazı durumlarla karşılaşmanız mümkündür, ancak bir öğrencinin yaratıcılığını geliştiren ana etken okul üniforması üzerinde yapılan envai çeşitteki değişikliklerdir. Bu değişiklikler çok göze batarsa müdür yardımcısının ofisine doğru bir gezi yapılacağından insanın yaratıcılığı daha da kamçılanır. Üniforma değişikliği (buradan sonra ÜD diyeceğiz) olarak adlandırabileceğimiz bu fenomende en çok karşılaşılan olay “etek kıvırma” adıyla bilinendir. “Etek kıvırma”, kız öğrencilerin yedinci sınıfa kadar uyanamadığı, ondan sonra ise vazgeçemediği bir alışkanlıktır. Eteğin içe doğru kıvrılarak okul ölçülerinin üç parmak kadar üzerine çekilmesiyle gerçekleşen olay başlı başına bir okul klasiğidir.

Bir diğer klasik de erkeklerin saç uzatma çabasıdır. Kısa saçlı öğrencinin dünyanın en iyi öğrencisi olduğu gibi garip bir inanca sahip okullarda, bu çocuklar çok çekmeye, sabah törenini takiben teker teker ayrıştırılmaya, hatta ani baskınlarda berbere gönderilmeye mahkumdurlar.

Okul modasından bahsederken dışarı salınmış gömlekleri atlamak olmaz. Üniformanın tekdüzeliğine bir son verme çabasında olan bütün bireyler hayatlarında en az bir kere gömleklerini dışarı salmış ve özgürce salınmaya bırakmıştır. Belki uzaktan en rahat görüneni bu olduğundan, tarih boyunca müdür yardımcıları ve öğretmenlerin en hızlı müdahale ettiği durum da bu olmuştur.

Tabii bir de bu işin kışı vardır. Bazı okullar öğrencilerin kışın giydikleri kazak, süveter ve hırka türü kıyafetlerin rengine karışma ihtiyacı da hisseder. Bu durumda da okul renklerinin tonlarıyla oynayan yaratıcı öğrenciler çıkar, “Mavi mi? Neden gece mavisi olmasın ki hocam?” sorusu bu tür durumlarda en çok duyulan repliklerden biridir.

Kantin Adabı
Dersler okulun suit odalarıysa kantin tartışmasız olarak okulun lobisidir. Nice arkadaşlıklar ve tabii aşklar kantin sınırları içinde filizlenmiş ve meyve vermiştir. Kantin herkesin gözünün önünde olduğundan söz konusu mekanda karizmayı çizdirmemek önemlidir. Yiyeceklerin içindeki ketçap ya da mayonez gibi muhtemel katkılar yüze ve göze bulaştırılmamalı ve insanların sizi işaret ederek gülmesi önlenmelidir.

Bahçe
Okula Gideceklere Öneriler Bahçe okulun olmazsa olmazlarındandır. Top oynanabilen, volta atılabilen ya da bir köşede onu bunu keserek dedikodu yapılabilen bir yer olması bahçeyi okulun stratejik olarak en önemli noktalarından biri haline getirmiştir. Bahçede futbol veya basketbol oynamanın kendine has kuralları yoktur ama mesela volta atmanın birçok püf noktası olduğu kesindir. Bir kere volta tek başına atılmamalıdır. “Ben bunalımlı ve coolum, o nedenle yalnız başıma kaderimi arıyorum” devirleri geçmiştir. Mümkünse en az iki kişi olunmalı ve rahat bir tavırla yürünerek bahçe turlanmalıdır. Bir köşede oturup onu bunu çekiştirmeninse daha da önemli püf noktaları vardır. Bir kere bu aktivite için bahçeye hakim bir nokta seçilmelidir. Oturulan yerin bahçeyi 180 derecelik bir açıyla görmesi çok avantajlı olacaktır. Gelene geçene bakıp yorum yapma kısmı ise size kalmıştır, feci eğlenceli bir uğraştır.

Yorumla