Piramitlerin esrarı, piramitler nasıl yapıldı?

0
5

PİRAMİTLERİN GİZEMİ
Piramitlerin esrarı, piramitler nasıl yapıldı? Binlerce yıl önce yapılan piramitlerde bugün bile hala binlerce sır yatmaktadır. İşte piramitlerin şaşırtan özellikleri:
1. Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir.Ve bu taşları temin edilebilecek en yakın mesafe yüzlerce km. uzaktadır.
2. Bu taşların nasıl getirildiği bilinmemektedir.
3. Piramit kimin adına yapıldıysa,onun bulunduğu odaya, yılda iki defa güneş girmektedir.(doğduğu ve tahta çıktığı günler.)
4. Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan; mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür.
5. Piramitlerin içerisinde ultra sound,radar,sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır.
6. Kirletilmiş suyu, birkaç gün ”paramit”in içine bırakırsanız ,suyu arıtılmış olarak bulursunuz
7. Piramitlerin içinde süt birkaç gün süreyle taze kalır ve daha sonra hiç bozulmadan yoğurt haline gelir
8. Bitkiler piramitin içinde daha çabuk büyür
9. Piramit’in içine bırakılmış su beş hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılır
10. Çöp bidonu içindeki yemek artıkları hiç koku yaymadan piramitler içinde mumyalaşır.
11. Kesik,yanık,sıyrık gibi yaralar bir piramidin içinde daha çabuk iyileşme eğilimi gösterir.
12. Piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğuna hakkında bir bilgi yoktur.Araştırmacıların çoğu ya içinde kayboldu yada aynı yerde birkaç tur attılar fakat içlerini göremediler
13. Piramitlerin içi yazın soğuk,kışın sıcak olur.
14. Büyük Piramitin açıları, Nil’in delta yöresini iki eşit parçaya bölerler.
15. Gize’deki üç piramit aralarında bir Pisagor üçgeni olacak şekilde düzenlenmişlerdir. Bu üçgenin kenarlarının birbirlerine göre oranı 3:4:5’dir.
16. Büyük Piramitin tabanının yüzeyi,anıtın yarısının iki katına bölündüğünde pi=3,14 sayısı elde edilir.
17. Büyük Piramitin dört yüzeyinin toplam yüzölçümü,piramit yüksekliğinin karesine eşittir.
18. Büyük Piramit, dünyanın kara kitlesinin merkezinde yer alıyor.
19. Büyük Piramit, dört ana yöne göre düzenlenerek inşa edilmiştir.
20. Piramit dev bir güneş saatidir. Ekim ortasıyla Mart başı arasında düşürdüğü gölgeler mevsimleri ve yılın uzunluğunu gösterirler. Piramidi çeviren taş levhaların uzunluğu bir günün gölge uzunluğuna eşittir. Bu gölgelerin taş levhalar üstünde gözlenmesiyle günün 0,2419 bölümünde yılın uzunluğu yanlışsız olarak saptanabiliyordu.
Mısır piramitlerinin esrarı, yapılış öyküsü21. Büyük Piramit’le dünyanın merkezi arasındaki uzaklık, Kuzey kutbuyla arasındaki uzaklığa eşittir ve kuzey kutbuyla dünyanın merkezi arasındaki uzaklığa eşittir.
22. Piramidin yüksekliğiyle, çevresi arasındaki oran, bir dairenin yarı çapıyla çevresi arasındaki oranın dengidir. Dört kenarlar dünyanın en büyük ve çarpıcı üçgenleridir.
23. Gizde’den geçen boylam, dünyanın denizleriyle anakaralarını iki eşit parçaya böler. Bu boylam ayrıca, kara üstünden geçen en uzun kuzey-güney yönlü boylam olup, bütün yer kürenin uzunluğuna ölçümünde doğal sıfır noktasını oluşturur.
24. Büyük piramidin tepesi Kuzey kutbunu, çevresi ekvatorun uzunluğunu temsil eder. Ve iki uzunluk ayni mikyasa uygunluk gösterir.

Sır Dünyası dergisi, esrarı yüzyıllardır çözülemeyen firavun mezarlarıyla ilgili yeni bir iddiayı gündeme getirdi:

Mısır piramitlerini, Firavun’un kölesi olan cinler yaptı!
UZAYLILAR DEĞİL…
İnsanoğlunun yüzyıllardır araştırmasına rağmen esrarını çözemediği piramitlerle ilgili olarak ortaya atılan yeni iddia, olaya farklı bir boyut getiriyor. İddiaya göre, dünyanın 7 harikasından biri olan piramitleri, ne insanoğlu ne de uzaylılar yaptı. Piramitlerin asıl mimarı, firavunların emrindeki cinler ordusu.

İNSAN ÖMRÜ YETMEZ!
Sır Dünyası, insanoğlunun bilimle açıklayamadığı, binlerce ton ağırlığıyla Mısır’daki en büyük piramit olan Keops Piramidi’ni, Firavun Khufu’nun emrindeki cin ordusunun M.Ö. 560 yılında yaptığı belirtiyor. En büyüğü 146 metre olan bu piramitler öyle olağanüstü yapılar ki, tonlarca ağırlığındaki taş blokların nereden ve nasıl getirildiğini, nasıl inşa edildiğini, ancak bu iddia açıklıyor. Milimetrik hesaplarla yapılmış bu piramitleri inşa etmeye, insanoğlunun gücünün ve ömrünün yetmeyeceği ifade ediliyor.

MÜHENDİSLİK MUCİZESİ
Keops Piramidi için, her biri 2.5 ton ağırlığında yaklaşık 2 milyon 300 bin taş bloğun kullanıldığı biliniyor. Her gün 10 taş blok üst üste konulsa, piramidin bitirilmesi için yaklaşık 650 yıl gerekiyor. Bu da, inşaat için gerçekçi olmayan bir zaman dilimi demek. Ayrıca taş blokların birbirine yakınlığının santimetrenin binde 1i düzeyinde olması da, olağanüstü bir mühendislik olayı olarak yorumlanıyor.

İNANILMAZ OLAYLAR
O günün şartlarında bu blokların nasıl oraya getirildiği de hala esrarını koruyor. Piramitlerde yaşanan akıl almaz olaylar da konunun ayrı bir boyutu. Bu ve bunlara benzer gizemlerden hareket eden iddia sahipleri, piramitlerin ancak cinler tarafından yapılmış olabileceğini belirtiyor.

Hakikaten neden hala bu sır çözülemedi ya da gizlenen gerçekler neler ?
Mısır Piramitleri Nasıl Yapıldı
Mısır piramitlerinin esrarı, yapılış öyküsüPiramitlerin esrarı, piramitler nasıl yapıldı? Dünyanın her yerinde ilkokul çağındaki çocuklara, piramitlerin binlerce kölenin on yıllar boyu süren çalışması ile yapıldığı öğretilir. Hatta şimdi dışarıya çıkıp gördüğünüz ilk yüz kişiye piramitlerin nasıl inşa edildiğini sorsanız, çoğunun vereceği cevap bundan çok da farklı olmaz. Kolay bir açıklamadır ve “5 işçi 10 metre duvarı 3 günde inşa ederse…” tarzı matematik sorularına alışkın olan gençliğimiz için -Orta yaşlardakiler de alışkındır- çok da gerçekçidir. Neticede binlerce kişiyi yeterince korkutarak onlara Japon istiklal marşını tersten okutturabilirsiniz, neden aynı yöntemle 5 milyon kaya bloğu bir plana göre yerleştirilemesin?

Elbette kimse böyle bir projenin kolaylıkla yapıldığını iddia etmiyor. Ama bazı şeylerin sır olarak kalmasındansa, mantıklı yada mantıksız bir açıklama getirip üzerini örtmek herkesin daha çok işine geliyor. Peki bir soru soralım:

Eğer bu tez yeterince mantıklıysa, neden araştırmacıların en gözde konularından biri hâlâ ve hâlâ piramitler?
Çünkü kölelerin taşları kilometrelerce ötede söküp piramitlere kadar getirmesi için, iki şeye şiddetle ihtiyaç duyulacaktır ki, bunları gerektikleri kadar (Yazının ilerleyen yerlerinde göreceğiz) bulmak o zamanın şartlarında neredeyse imkansızdır:
Çok fazla zaman
Çok fazla köle
Büyük Keops piramiti, yaklaşık 2.5 milyon kaya bloğundan oluşmuştur. Bu kaya bloklarının çoğu yaklaşık 2 ton ağırlığındadır ve taşınması için en az 60 kişi gerekmektedir.

60 kişiyi duyunca dudağınız uçuklamasın, dahası geliyor. Bu kayaların bazıları 70 ton ağırlığındadır. Üstelik piramidin zemininde değil, yaklaşık 40 metre yüksekte bulunmuştur. Eski Mısırlılar o dönemde henüz vinci üretemediklerinden, böyle bir kaya bloğunu insan gücüyle taşımak zorundadırlar ve 70 tonluk bir bloğu taşımak için -sıkı durun- 2000 kişiden fazlası gerekir.

Firavun kelimesi, bildiğiniz gibi Kıptî (Eski Mısır uygarlığı) hükümdarlarına verilen genel bir isim; Sultan gibi…

Firavun Keops’un 20 yıllık hükümdarlığı süresince bu piramidin bitirildiğini düşünecek olursak, tahta çıktığı günden itibaren her gün yaklaşık 400 bloğun yerine yerleştirilmesi gerektiğini anlarız.

Hadi bunların hepsini geçtik diyelim. Yeterli işçiyi ve zamanı bir şekilde buldunuz. Her şey hazır. Peki sizce ellerindeki basit aletlerle, Mısırlılar piramitleri oluşturan kayaları nasıl kestiler? Piramitlere en yakın taş kaynağı, kilometrelerce ötedeydi.

Hatırlarsanız yakın zamanda, kar kuyularından buz kütleleri çıkarıp şehre getiren işçilerle ilgili bir haber medyada yer almıştı. İşçilerin bir tek sıkıntısı vardı: Buzu yanlış kesenler, işe yaramaz küçük parçalar oluşmasına sebep oluyorlardı.

Piramitlerin yapımında kullanıldığı iddia edilen kireçtaşı da, verdiğimiz örnekteki gibi, kesilirken çok çabuk parçalanır. 5 milyon ton kireçtaşı bloğunun kesildiğine inanıldığına göre, geride tonlarca işe yaramaz parça ve yığınla kırık kaya bloğu kalması gerekirdi. Fakat şu ana kadar bunu gösterebilecek herhangi bir delile rastlanmadı.

Mısırlıların basit aletler kullandığını söylemiştik. Peki sizce sert metallerden yoksun bir medeniyet, nasıl olur da 10 farklı boyutta taşı, boyutlarında en ufak bir oynama olmadan kesmeyi başarır? Taşların tam istenilen boyutta kesilmesi çok önemlidir, çünkü küçük bir kesim hatası bile dikey bağlantılarda geri dönülemeyecek hatalara sebep olabilir.

Acaba bitişik bloklar arasındaki bağlantılar nasıl bu kadar doğru bir şekilde ayarlanabildi? Dikkat buyurun, milyonlarca bloğun arasındaki yatay ve dikey bağlantılarda 2 mm’den fazla sapma yok! Bu kadar blok nasıl oldu da motorlu aletlerin veya elmas kesicilerin yardımı olmadan istenilen seviyeye getirilebildi?

Peki taşların kesilmesinden taşınmasına, akıllarda pek çok soru işareti bırakan “Vur sırtına taşıyıver!” teorisinden siz de şüphelenmeye başlamadınız mı?
Piramitlerle ilgili akıllara takılan bütün sorular, ortaya atılan bir teoriyle cevaplandı. Bu teori, daha önce ortaya atılan fikirlerden oldukça farklıydı. Ne milyonlarca işçiden, ne tahta tahteravallilerden, ne de uzaylılardan bahsediyordu. Bu teori farklıydı, çünkü kayaların yerinde oluşturulduğunu söylüyordu!

Mısır piramitlerinin esrarı, yapılış öyküsüPiramitlerde kullanılan taşların tabii kireçtaşı kayaları olduğunu söyleyenleri zor durumda bırakan iki gerçek vardı:
Kayaların içinde fosil kabukları ve hava kabarcıkları bulunmuştu! Tabii kireçtaşı kayaları, binlerce yıllık bir birikimin ürünü olduklarından çok sıkışmışlardır ve içlerinde fosil kabuğu ve hava kabarcıkları bulundurmazlar. Öyleyse bu kayaların tabii kireçtaşı kayaları olmaması gerekiyordu. 80lerin başında, profesör Joseph Davidovits, piramitlerin kireçtaşından üretilmiş taşlarla inşa edildiğini iddia etti. Teorisine göre; Mısırlı işçiler, yumuşak kireçtaşlarını ezip suyla karıştırıyor ve hazırlanan bulamaçı kaolin kili, kireç, çamur ve sodyum karbonatla birleştiriyorlardı. Bu karışım, piramitte istenen yere yerleştirilen kalıplara dökülüyordu. Maddelerin jeokimyasal reaksiyonlar geçirmelerinin ardından, ortaya tabii kireçtaşı kayalarından ayırt edilemeyecek benzerlikte ve sertlikte kayalar çıkıyordu. Böylece taşları kesme, piramitlere getirme, yerlerine çıkarma dertleri tamamen ortadan kalkıyordu! Klasik “kesip piramite taşıma” teorisinin eksiklerinden önceki yazımızda bahsetmiştik. Bir piramidin yaklaşık 20 senede tamamlandığını biliyoruz. Bu “kaba kuvvet” teorisi doğruysa bir piramit asla 20 senede tamamlanmış olamazdı.

Yine piramitlerin şekli “piramit”e benzetilemez, binlerce kaya bloğu milimetrik hesaplarla kesilemezdi. Hadi kesildiğini varsayalım, hayali taşıma süreci öylesine safhalar içeriyordu ki kayalar piramitteki yerlerine getirilene kadar hassas ölçülerini kaybetmiş olacaklardı.

Davidovits 79’da bunları söylediğinde, bazı Egyptologist (Mısır bilimci)’lerden tepki gördü. Piramitlerin böyle pratik ve akıllıca bir yöntemle inşa edilmiş olması ihtimali, Darwinci, “Zaman ilerledikçe insanlık ilerledi” görüşündeki bazı bilim adamlarını pek “sarmadı”. Öyle ya, bu karışımı elde etmek için kimya bilgisi gerekiyordu ki, o devrin insanları bunu biliyor olmamalıydılar. Davidovits’in bu konudaki fikirleri, sadece düşünerek vardığı sonuçlar değildi. Fransa’daki Jeopolimer Enstitüsünde çalışan bir bilim adamı olan Prof. Davidovits, araştırmalarını tabii maddelerden karışımlar yaparak farklı kaya türleri oluşturmaya yöneltmişti. Mısırlıların da yaptıkları karışımlarla, gerçeğinden ayırt edilemeyecek berzerlikte kireçtaşı kayaları üretebildiğini iddia eden Davidovits, hiyerogliflerden yola çıkarak hazırladığı karışımlarla birebir kireçtaşı kütleleri üretmeyi başardı.

“Piramitler nasıl inşa edildi?” serisinin 3. ve son yazısında; Davidovits’in elini güçlendiren bazı delilleri, kireçtaşı bloğu üretme deneyine ait fotoğrafları ve konuyla ilgili videoların bağlantılarını bulacaksınız. Prof. Davidovits’in, piramitlerin kayaların oyulmasıyla yapılmadığına dair bazı deliller bulduğundan ve karışımı labaratuar ortamında yeniden üretebildiğinden önceki yazımızda bahsetmiştik. Bu yazımızda da fazla detaya girmeden, konuyu genel hatlarıyla aktarmaya çalışacağız. Ayrıntılı bilgi için Fransız Jeopolimer Enstitüsünün ilgili sayfasından yararlanabilirsiniz. Davidovits’in teorisini “fazla akıllıca” bulan bilim adamlarını sıkıntıya düşürecek gerçeklerden biri de Irtysen Anıtı’ydı.

Irtysen Anıtı, Paris’te Louvre Müzesinde yer alan 4000 yıllık bir taş anıt. Anıtta, MÖ 2000’li yıllarda yaşamış Irtysen isimli ruhban sınıfı baş ustasının otobiyografisi yer alıyor. Yazıda Irtysen, taş anıtlar yapabilmeye yarayan “gizli bir bilgi”ye sahip olduğundan bahsediyor. Dikkat buyurun, ifadesi ilginç:

“Taşları oyarak değil, kalıplara dökerek taş anıtlar üretmek”
Prof. Davidovits, araştırmalarını sürdürürken Sehel Anıtı’yla da karşılaşır. Bu anıt ilk olarak 1889’da bulunmuştur; fakat o dönemde kimya bilimi hiyeroglif çözümüne entegre edilmediğinden, taş yapımıyla ilgili formülleri içeren kısımlar anlaşılamamıştır. Profesör, hiyeroglifte yer alan; oturan insan ve üzerinde göz ifadesinin ARI kelimesiyle karşılandığını bilmektedir.

ARI, “şekle sokmak” anlamına gelmektedir.
Hiyeroglifteki şekillerden birinde ARI’ya ekleme yapıldığı dikkat çekmektedir. Bu ekleme, oturan insan figürünün yanına eklenmiş yarım daire ve üzerinde göğe uzanmış iki el motifidir. Yeni şekle ARI-KAT adı verilir. Davidovits, bu ifadenin “insan yapımı mineralli veya sentetik madde” anlamına geldiğini anlamakta gecikmez.

İsterseniz şimdi de piramitlerde kullanılan kireçtaşı bloklarının nasıl üretilebileceğine bakalım:
1. Yumuşak Kireçtaşı:
2. Natron Tuzu (Sodyum Karbonat): Natron tuzu, su ve kireçtaşı iyice karıştırılır.
3. Kireç: Kireç, kireçtaşlarının ufalanmasıyla ortaya çıkabileceği gibi, yanmış bitkilerin küllerinde de yoğun olarak bulunur. Bu sebeple, rahiplerin Mısır’ın her tarafından bitki külleri toplamış olabilecekleri tahmin ediliyor.
4. Kostik Soda: Kostik Soda, bir nevi katalizör olarak kimyasal reaksiyonları hızlandırmakta kullanılır.

Karışım çimento halini alır. İşçiler, fosil kabukları, Nil yatağından alınan kil ve kireçtaşı parçalarını çimentoya karıştırırlar. Karışım kalıplara dökülür ve gölgede kurumaya bırakılır. Çünkü yakıcı güneşte kalan karışım çatlayabilir.

Giza’daki büyük piramitlerde, kaya blokları bu teknikle bulundukları yerde üretildiler. Böylece binlerce kilo ağırlığındaki blokları yerden çok yükseklere çıkarmalarına gerek kalmadı.

Fotoğraflar, Jeopolimer enstitüsünden alınmıştır. Mısır’da uygulanan teknik esas alınarak yapılan deney sonucunda, ortaya 12 tonluk kireçtaşı bloğu çıktı. Piramitlerde kullanılan formül, elbette deneyde uygulanandan farklıydı. Fransız kireci, eski Mısır’da kullanılan reaktif tik içerikli kireçten farklılıklar gösteriyordu. Piramitlerin formülü, küçük blokların üretilmesine elverişsizdi.

Deneyde aynı formülün kullanılamamasının bir diğer sebebi de, piramitlerden örnek alınmasına izin verilmiyor olması. Sonuçta, deney birebir gerçekleri yansıtmasa da; gerçeğinden ayırt edilemeyecek kalitede kireç taşı kayalarının üretilebileceğinin bir ispatı oldu.

Piramitler Nasıl Yapıldı?
Mısır piramitlerinin esrarı, yapılış öyküsüAntik dünyanın 7 harikasından ayakta kalabilen tek yapıtın Giza piramidleri olduğunu bilmekteyiz. Bu yapının yapımında 2 milyon taş blok (her biri yaklaşık olarka 2,5 ton ağırlığında) kullanılmıştır. Tamamlandığında 481 basamaktan oluşan bu yapıt, İngiltere’deki Lincoln’s Cathedral onu 44 feet aşıncaya kadar 3.800 yıl boyunca dünyanın en büyük yapıtı olmuştu.

Büyük piramidi kimin yaptırdığını bilmekteyiz: Firavun Khufu (M.Ö 2547-2524 yılları arasında Mısırda hükum sürmüştür). Bunun yanısıra bu piramidin yapımcılığını üstlenen kişinin kim olduğunu da bilmekteyiz: Firavun Khufu’nun erkek kardeşi ve firavaunun sağ kolu olan Hemienu. Hemienu kralın tüm yapım faaliyetlerinin yöneticiliğini de yapıyordu. Ancak bizler bu büyük yapının ne şekilde yapıldığını bilmiyoruz ve bu soru bu yüz boyunca tartışıldı.

Tarihi kayıtlarda bulunan en erken teori M.Ö 450 yıllarında, bu yapı hemen hemen 2000 yıldır kurulmuşken orayı ziyaret eden Herodot’a aittir. Heredot burayı ziyaretinde blokların taşınmasında “makinelerin” kullanıldığını ima etmekteydi. Olasılıkla bir vinç sisteminden bahsetmekteydi. Bu ziyaretten 300 yıl sonra Sicilyalı Diodorus “yapının rampalar vasıtasıyla” yapıldığını yazmıştır. Bugün biz bir de “uzaylı” teorisine (!) sahibiz. Buna gore bu ilkel Mısırlılar bu kadar muhteşem bir bir yapıyı kendi başlarına yapamazdılar “dünya dışından” birileri onlara yardım etmiş olmalıydı.

Moder bilim insanları bu iki teoriye sahip çıkmakla beraber bunlardan sadece birisinin doğru olduğunu bilmektedir. Ancak yeni bir radikal teori büyük ihtimalle bu sorunun cevabı olacak. Eğer ki bu yeni teori doğru ise hem Mısırlı mühendiler hem de mısır mimarisinde planlama aşamasının daha once düşünüldüğünen daha ileri olduğu ortaya çıkacaktır.

Harici Rampa ve Vinç Teorisi:
Mısır piramitlerinin esrarı, yapılış öyküsüHarici rampa teorisine göre piramidin bir tarafından yapılan rampa tüm yapılya beraber büyüyerek en tepe noktasına kadar blokların taşınması mantığına dayanmaktaydı. Ancak bu rampa çok fazla basamağa sahip olduğunda blokların yukarıya taşınmasına olanak vermiyordu. Bu sürükleme ve yukarıya taşıma işlemi en fazla 8 basamağa kadar olanaklıydı ve bu tek rampa teorisinin problemiydi. İnce bir düşünce ile belki bu piramitin tepe noktasından yaklaşık bir mile boyunca uzandığı düşüncesi ortaya atıldı. Ancak bunun için ne Gize platosunda ne de yapıda herhangi güçlü bir kanıt yok. Ayrıca bir mil boyunca uzanan bir rampayı piramidle beraber yapmak saatler alacaktı. Bu yüzden bu teori de bir çok piramid uzmanı tarafından kabul edilmemektedir.

Daha sonraları gerçeğe daha yakın tartışmalar yapıldı. Bunlardan birine göre Bu rampa piramidin etrafını bir dağ yolu gibi sararak en tepe noktaya kadar ulaşmaktaydı. Bu teorinin de en büyük eksikliği yapının bitiminde piramidin köşelirinin tamamlanamayacak olması idi. Köşelerden yapılan dikkatli açı ölçümleri bunoktaların sık sık piramidin tepe noktasını verdiği görüldü. Dieter Arnold (The Metropolitian Museum of Arts) çalışmasında bu konuda kesin bir yorum yapmaktadır: “Mısırda İnşaa Faliyetleri: Yapının inşaası sırasında piramidin tüm gövdesi rampaların altında kaldığı için ölçüm yapan kişiler piramidin dört köşesini, açıları ve piramidin taban noktasını hesaplarına kullanamayacaklardı”. Her iki rampa teorisi de bu probleme sahipti.

İkinci teori ise Heredot’un makinalarının merkezinde idi.
Mısır piramitlerinin esrarı, yapılış öyküsüGüncel Mısırlı çiftçiler Nil’den topraklarını sulamak için ağaçlardan yapılan ve “shadouf” adı verilen vinç benzeri aletler kullanmaktaydılar. Bu aletler eski mezar çizimlerinde görülebilmekte ve bizler bunların piramidi yapanlar tarafından da kullanılmış olabileceğini bilmekteyiz. Bu iddiaya görede yüzlerce vinç yardımıyla bu bloklar çeşitli yüksekliklere (basamak basamak) yükseltilebilirdi. Hem Mısır, bu vinçler için gerekli olan büyüklerde kereste yapılacak ormanlık alanlara sahip değildi, hem de bu tür bir yapılandırma faaliyeti pratik değildi. Gemi yapımında kullanılan bu büyüklükteki keresteler Lübnandan getirilmekteydi ve bunlar oldukça pahalı yatırımlardı. Vinçdeki diğer problemler 1970lerde ve 1980lerde yapılan bir çok binanın tepe noktasına yaklaşıldıkça yaşanan problemleden de bilinmekteydi. Peki doğru olan neydi?

Dahili Rampa Teorisi:
Mısır piramitlerinin esrarı, yapılış öyküsüYeni bir radikal görüş, yedi yıldır bilgisayar ortamında büyük piramidin bilgisayarda modellemesini yapan fransız mimar Jean-Pierre Houdin tarafından ortaya atıldı. Bu görüşe gore halen piramidin içinde varolan rampa bu blokların tepe noktasına kadar taşınmasına yardımcı olmuştu! Harici bir rampa ile piramitin zemini inşa edilirken,piramitin içinde,piramitin üçte ikisini taşıyacak olan bloklar üzerinde ikinci bir rampa inşa ediliyordu.İçerdeki rampa Houdin’e göre,zeminden başlayarak 6 feet genişliğie ulaşıyordu ve yaklaşık 7 derece eğimi vardı.

Piramitlerin esrarı, piramitler nasıl yapıldı? Büyük piramitin yapımına ait teorilerin çoğu, eksik kanıtlara sahiptir. Peki bu iç rampa teorisi diğerlerinden farklı mıdır? Onun doğru olduğunu destekleyen herhangi bir kanıt var mıdır? Evet. Aşağıda görülen resimde 1980lerde piramid üzerinde yapılan microgravimetrik araştırmalar sonucunda alınan enteresan bir resim bulunmakta ve burada görülen (yeşil şekilde belirtilmiş olan) az yoğunlukta olan alanlar bu teoriyi destekler niteliktedir. Ayrıca bir çok piramid uzmanı da bu teoriyi onaylamış durumdadır.

Bir Yorum Yazın